
Volvo Trucks’ın en yakıt tasarruflu motorları olan iki yepyeni 13 litrelik motor, gelecekteki hidrojen uygulamaları da dahil olmak üzere yenilenebilir dizel ve gaz yakıt türleri için hazır. Her ikisi de Volvo’nun kendi bünyesinde geliştirdiği en yeni motor platformunu temel alıyor.
İçten yanmalı motorlar, Volvo Trucks‘ın güç aktarma sistemi stratejisinde önemli bir rol oynamaya devam ediyor ve Volvo Trucks’ın yeni motorları daha fazla güç, daha düşük yakıt tüketimi, daha düşük yayım, daha düşük gürültü ve geliştirilmiş sürüş konforunun cazip bir kombinasyonunu sunuyor.
Yeni motor, Volvo Trucks‘ın artık daha fazla müşterinin kullanımına sunulacak olan en son yakıt tasarrufu yenilikleriyle birlikte kullanıldığında, yerini aldığı motora kıyasla yüzde 4’e kadar* daha düşük yakıt tüketimi sağlayabilecek.

Tamamen yeni bir küresel içten yanmalı motor platformu
Volvo Trucks, çok çeşitli ihtiyaç ve koşullara cevap verecek yeni motorlar geliştirdi ve bu yeni motorlar, yayım ve gürültü seviyeleri gibi yeni mevzuatın gerekliliklerini de karşılayacak veya aşacak.
Volvo Trucks Ürün Yönetimi Başkanı Jan Hjelmgren, “Bu tamamen yeni motorlar, bugüne kadarki en yakıt verimli güç aktarma sistemlerimiz olmakla kalmıyor, aynı zamanda içten yanmalı motorumuzu geleceğe taşıyor. Mevcut tüm dizel ve gaz yakıtlarına ve ayrıca gelecekteki hidrojen uygulamalarına yönelik esneklik ve hazır olma özelliği, tüm müşterilerimize küresel olarak net sıfır yayım olasılığına sahip verimli kamyonlar sunabileceğimiz anlamına geliyor.” dedi.

Yakıt verimliliği ve yakıt esnekliği için yeni teknolojiler
Yakıt verimliliğini sürekli olarak iyileştirmeye odaklanan Volvo Trucks, piyasadaki en yakıt tasarruflu motor nesillerinden birini geliştirdi.
2024 yılının başlarında piyasaya sürülen Volvo Aero serisi, önceki modele kıyasla yakıt tüketimini yüzde 5’e kadar azaltırken, tamamen yeni ve şirket içinde geliştirilen motorlar, çok çeşitli uygulama ve segmentlerde yüzde 4’e kadar ek yakıt tasarrufu sağlayacak.
Yeni platform, sürülebilirliği artırmak için geliştirilmiş motor freni işlevi, yeni silindir ve turbo tasarımları ve Volvo’nun beğenilen I-Shift şanzımanının güncellenmiş bir sürümüyle birlikte geliyor. Hem dizel hem de benzinli sürümler ayrıca önemli ölçüde daha yüksek tork seviyeleri sunacak.

Ayrıca, yeni motorun dizel sürümünün birçok çeşidi, Volvo Trucks‘ın motor durdurma/başlatma işlevine sahip I-Roll sistemiyle uyumlu. Bu da daha fazla müşterinin motoru kapatıp yokuş aşağı aracı akıtarak yakıt ve yayım tasarrufu sağlanmasından faydalanabileceği anlamına geliyor.
Volvo Trucks, üç aşamalı bir teknoloji stratejisi kullanarak 2040 yılına kadar net sıfır yayım hedefine ulaşmak için fosil yakıtsız taşımacılığa geçişi yönlendiriyor. Bu yaklaşım, akü elektrikli, yakıt hücreli elektrikli ve yeşil hidrojen, biyogaz (biyo-LNG), biyodizel ve HVO (hidrojene işlenmiş bitkisel yağ) gibi yenilenebilir yakıtlarla çalışan içten yanmalı motorlara dayanıyor.

Volvo Trucks’ın yeni içten yanmalı motorları:
- Yeni motor platformu, biyodizel/B100, HVO, biyogaz/biyo-LNG ve yeşil hidrojen gibi alternatif yakıtlar için hazır durumda
- D13 motoru 380-560 beygir güç ve 1.800-2.900 Nm tork üretecek
- G13 sürümü 420-500 beygir güc ve 2.400-2.800 Nm tork üretiyor.
- Yeni Euro6 motorlar, yeni yasal gereklilikler olan NNR3’ü (Yeni Gürültü Yönetmeliği Aşama 3) karşılıyor ve gelecekteki mevzuata uygun olarak üretiliyor
- Bu motorlar Volvo FM, FMX, FH ve FH Aero modellerinde sunulacak
- Satışlar 2026 yılının üçüncü çeyreğinde başlayacak
- Yeni motorlar, Avrupa, Fas, Türkiye ve Hindistan başta olmak üzere, kademeli olarak küresel çapta piyasaya sürülecek; daha sonra Kuzey ve Latin Amerika, Asya ve Afrika pazarları da eklenecek
- Yeni motorlar başlangıçta İsveç’in Skövde kentinde üretilecek, kamyonlar ise İsveç’in Tuve kentinde ve Belçika’nın Ghent kentinde monte edilecek

* Örnek, yeni D13 motorlu ve Hız Sabitleyici, I-See ve I-Roll özelliklerinin yanı sıra motor durdurma/başlatma işlevine sahip Volvo FH 42 T 500 bg 35 ton azami yüklü katar ağırlığındaki araç ile önceki standart D13 eSCR motorlu aracın, temsili Avrupa sürüş koşullarındaki simülasyonlarına dayanıyor.
Gerçek yakıt tüketimi, sürüş hızı, hız sabitleyici kullanımı, araç özellikleri, araç yükü, gerçek topografya, sürücünün sürüş deneyimi, araç bakımı ve hava koşulları gibi birçok etlkene bağlı olarak değişebiliyor.







