Ana Sayfa Güncel “Ürettiğimiz araçlar artık dijitalleşen, bağlantılı ve akıllı bir ekosistemin aktif üyeleri”

“Ürettiğimiz araçlar artık dijitalleşen, bağlantılı ve akıllı bir ekosistemin aktif üyeleri”

46
0
Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) Başkanı Burak Hoşgören
Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) Başkanı Burak Hoşgören

Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) Başkanı Burak Hoşgören, sektörün en önemli buluşmalarından biri olan Ağır Vasıta, Treyler Zirvesi’nde bir konuşma yaptı.

TAİD ve TREDER işbirliğiyle hayata geçirilen bu zirvenin bir sektör etkinliği olmanın ötesine geçtiğini ve ağır ticari araç, treyler, lojistik, yan sanayi ve kamu ekosisteminin aynı masa etrafında buluştuğu, sektörün geleceğinin birlikte değerlendirildiği, ortak aklın üretildiği ve yol haritasının birlikte şekillendirildiği çok kıymetli bir platform haline geldiğini kaydeden Burak Hoşgören, başta TREDER olmak üzere zirvenin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti.

Bu yıl zirvemizi ‘Dijitalleşme ve Otonom Teknolojiler Işığında Treylerin Yeni Yolculuğu’ temasıyla gerçekleştiriyoruz. Aslında bu tema, sektörümüzün tam da bugün içinden geçtiği büyük dönüşümü çok güçlü biçimde özetliyor. Çünkü artık taşımacılık dünyasında yalnızca araçlardan, motorlardan, treylerden ya da filolardan bahsetmiyoruz. Artık birbirine bağlı, veri üreten, öğrenen ve karar süreçlerini etkileyen büyük bir teknolojik ekosistemden söz ediyoruz.” şeklinde konuşan Burak Hoşgören, bugün yolda ilerleyen bir çekicinin, bir kamyonun ya da bir treylerin yalnızca yük taşımadığını, aynı zamanda veri ürettiğini, bu veriyi merkeze aktardığını, operasyonel verimliliği artırdığını, güvenliği desteklediğini ve lojistik süreçlerin tamamına değer kattığını belirterek, artık araçların sadece birer taşıma aracı değil; dijitalleşen, bağlantılı ve akıllı bir ekosistemin aktif üyeleri olduğunu vurguladı.

Dolayısıyla geleneksel üretim anlayışımız, yerini donanım ile yazılımın iç içe geçtiği yeni bir yapıya bırakıyor. Artık bizler sadece araç üretmiyoruz; birbirine bağlı, öğrenen ve sürekli güncellenen teknolojik platformlar geliştiriyoruz. Bu yeni dünyada yazılım, sensör teknolojileri, bağlantılı araç sistemleri, yapay zekâ ve veri yönetimi; sektörümüzün rekabet gücünü belirleyen en kritik başlıklar haline geliyor.” diyen Burak Hoşgören, şöyle devam etti: “Bu dönüşümün en çarpıcı başlıklarından biri de otonom sürüş teknolojileri. Çünkü ağır ticari araç dünyasında otonom teknolojilerin etkisi çok daha büyük. Burada kazanılan her verimlilik, yalnızca bir aracın performansını değil; tüm lojistik zincirinin hızını, güvenliğini ve maliyet yapısını etkiliyor. İşte otonom teknolojiler tam da bu noktada devreye giriyor. Bu teknolojiyi yıllarca ‘geleceğin konusu’ olarak anlattık. Bugüne kadar otonom teknolojileri çoğu zaman ‘geleceğin konusu’ olarak konuştuk. Ancak artık çok net görüyoruz ki otonomi, uzak bir gelecek senaryosu değil; bugünün ve yakın geleceğin en kritik ihtiyaçlarından biri. Otonom sistemler; insan hatasını azaltma, yol güvenliğini artırma, yakıt tüketimini optimize etme, operasyonel sürekliliği sağlama ve maliyetleri dönüştürme potansiyeliyle sektörümüz için stratejik bir önem taşıyor. Otonomi, yakıt tüketiminden zaman yönetimine kadar lojistik operasyonunun tamamını yeniden şekillendirir. İşte bu nedenle otonom sistemler en hızlı şekilde ağır ticari araçlarda yaygınlaşacak. Çünkü etki burada daha büyük. Sonuç burada daha kritik.

Bağlantılı araç teknolojileri ve büyük veri yönetimi sayesinde sektörde adeta yeni bir dönemin başladığını, bugün filolardaki araçlardan elde edilen veriler sayesinde arızaların gerçekleşmeden öngörülebildiğini, uzaktan müdahale edilebildiğini ve operasyonel kesintilerin minimuma indirilebildiğini ifade eden Burak Hoşgören, bunun daha az plansız duruş, daha düşük maliyet, daha yüksek verimlilik ve daha güçlü rekabetçilik anlamına geldiğinin altını çizerek, şunları söyledi: “Elbette bu dönüşümün bir diğer kritik boyutu da sürdürülebilirlik. Bugün artık sürdürülebilirlik ile verimlilik birbirine karşıt iki kavram değil. Tam tersine, birbirini besleyen ve güçlendiren iki temel unsur. Rota optimizasyonu, otonom konvoy sürüşü, akıllı enerji yönetimi; bunların hepsi bize daha az emisyon ve daha yüksek performans sağlıyor. Yani veri temelli pek çok uygulama, karbon ayak izimizi azaltmamıza doğrudan katkı sunuyor. Sonuç olarak teknolojik ilerleme ile yeşil dönüşüm, artık birbirinden ayrılmaz bir bütün haline gelmiş durumda. Bu noktada, sektör olarak güçlü bir koordinasyona ve ortak bir vizyona her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Bu ölçekte bir dönüşüm, kendiliğinden gerçekleşmez. Koordinasyon gerekir. İş birliği gerekir. Ortak vizyon gerekir. TAİD olarak bizler, bu süreçte kamu ile özel sektör arasında köprü kurmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Üyelerimizle, sektör paydaşlarımızla, kamu kurumlarımızla ve değer zincirimizin tüm temsilcileriyle birlikte; Türkiye ağır ticari araç sektörünün bu dönüşümde güçlü, rekabetçi ve öncü bir konumda yer alması için çalışmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde otonom araç mevzuatları, akıllı yol altyapıları, veri güvenliği, bağlantılı araç standartları, sürdürülebilir üretim ve yeni nesil lojistik modelleri hepimizin ortak gündeminde daha fazla yer alacak. Ve bu dönüşüm ancak birlikte mümkün olacak.”

Sektörün bugün güçlü bir konumda bulunduğunu ve artık rekabetin kurallarının değiştiğini kaydeden Burak Hoşgören, “Geleceği belirleyecek olanlar; teknolojiyi doğru okuyanlar, veriyi doğru kullananlar, birlikte hareket edebilenler ve bu geleceğe hazırlıklı olanlar olacak. Bu sebeple, tüm günlük işlerinizin haricince sektörün tüm paydaşları olarak bu geleceğe hem insan hem de teknoloji yatırımı yapmanızı önemle ve ısrarla tavsiye ediyorum. Bu nedenle bu zirvenin yalnızca bugünün konularını değerlendirdiğimiz bir buluşma değil; aynı zamanda sektörümüzün yarınını birlikte tasarladığımız güçlü bir ortak akıl platformu olduğuna inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz