Küçükken dayımların bahçesine inip, ağacına tırmanıp, üzerimiz leke olmasın diye yengemin iş mintanlarını giyip topladığımız karadutların tadı hala damağımda. Maalesef giderek ekşi, kıpkırmızı karadutların yerini aşılanmış ve oldukça tatlı dutlar almaya başladı tezgahlarda. Yine de kırmızı orman meyveleri içerisinde fonksiyonel mutfaklarda en çok önerilen berry grubu meyvesi dut. Doğada kendiliğinden, tarım ilacı gerektirmeden yetiştiği gibi kurusu da şekere seçenek olarak yerini alıyor. Karaduta mor rengi veren maddeler serbest radikalleri etkisiz hale getirdiği için vücudumuzdaki oksitatif strese iyi geliyor. Direncimiz düştüğünde ağız içinde oluşan yaraları iyileştiriyor. İyi bir lif kaynağı olduğu gibi vücudumuzdaki glukozu da dengeliyor. Ayrıca yoğurt veya kefir gibi fermente gıdalarla birlikte tüketildiğinde bağırsak mukozamızdaki bakterileri çeşitlendiriyor ve yüksek C vitamini içeriyor. Bir de yazlık komşumuz dut ağacının iri yapraklarından harika zeytinyağlı sarma yaptığını söyledi, ben henüz denemedim ama siz deneyip benimle paylaşırsanız sevinirim. Sağlıkla hoş kalınız.








